AMERİKA, ASKERİNE NASIL SAHİP ÇIKIYOR?

2012-12-05 08:55:00

Buranın ne kadar “yabancı” bir ül­ke olduğunu bir kez daha hatırlatan bir olaydı yaşadığım. Amerika Bir­leşik Devletleri’ndeki bir şehirden diğeri­ne uçuyordum. Cep telefonları ve emniyet kemerleri ile ilgili bildik anonsların ardın­dan şu anons duyuldu: “Bugünkü uçuşu­muzda Amerika’nın kahramanlarından bi­ri var. Ordumuzun cesur askerlerinden biri. Hem de üniformasıyla. Hadi hizmet­leri nedeniyle onlara ne kadar müteşekkir olduğumuzu gösterelim.”

Yolcular bir anda heyecanla alkışla­maya başladı. Aslında bazı havayolları bununla da kalmıyor, askerleri doğru­dan “business class”a alıyorlar. Ev eşya­ları satan dükkânlardan sinemalara ka­dar birçok işletme de askerlere indirim yapıyor, kampanyalar düzenliyor.

Peki, savaş sona erip de ülkelerine temelli olarak döndüklerinde ne olacak?

Bu ta­vır devam edecek mi acaba?

Yoksa unu­tulacaklar mı?

Bana daha uzun bir süre saygı görecekler gibi geliyor. Her şey­den önce aldıkları zorlu eğitim nedeniy­le bunu hak ettiklerini düşünüyorum.

Kısa süre önce 101′inci Hava İndirme Tugayı’nın Kentucky Tennessee sınırın­daki eğitim alanını ziyaret ettim. Heli­kopterden halatla aşağıya inen koman­doları izledim. Bu eğitimin ordudaki en zorlu 10 gün olduğunu söylüyorlar.

Ancak eğitim ve savaş sırasında gös­terdikleri özverinin karşılığını sokakta yürürken alıyorlar: Halk tarafından se­vilmek ve takdir edilmek olarak… Yüz­başı Ali Johnson bu ilginin farklı şekil­lerde ifade edilebildiğini anlatıyor. Kimi yemek yediği restoranda para almaya­rak, kimi sokakta elini sıkarak, sırtını sı­vazlayarak gösteriyormuş sevgisini. Halkın askerlere bu duygusal yaklaşı­mında 11 Eylül’ün büyük etkisi olduğu açık. Halk bu olaydan ciddi olarak kor­kuya ve öfkeye kapılmış ve o tarihten sonra kendisini koruması için yüzünü dünyanın bu en güçlü ordusuna çevir­mişti. Ancak burada etkili olan bir başka duygusal boyut daha var. Yüzbaşı Ali geçenlerde bir yardım yemeğinde ikinci Dünya Savaşı, Kore ve Vietnam’da sa­vaşmış askerlerle bir araya gelmiş.

Emekli askerler ona, savaşlardan ül­kelerine döndüklerinde halkın kendile­rine nasıl ilgisiz davrandığını, dahası bazılarının kötü davranışlarla bile karşı­laştığını anlatmışlar. Yeni nesil askerle­rin bu açıdan çok şanslı olduğundan bahsetmişler. Ancak bunu sadece şans ile açıklamak yanlış olur. Amerikan toplumu askerlerine o dönemde ilgi göstermemesinden suçluluk da duyu­yor. Bu yüzden, Irak savaşı halk tarafın­dan onaylanmasa, eski Başkan Bush sıklıkla suçlansa bile, insanlar askerleri ayrı tutuyor ve onlara minnet duyuyor.

Aslında askerler de kendilerini dış dünyanın gördüğünden çok farklı görü­yor. Amerikan askerleri ile ilgili yaygın izlenim, bu tepeden tırnağa silahlı, kaslı, güneş gözlüklü adamların yabancı dil ve kültürlerden pek anlamadığı, entellektüel açıdan bir hayli kıt olduğu yönünde. Birçok Amerikalı subay ise kendilerini savaşçı entellektüeller olarak görüyor. Harward ve Yale’de, master ya da dokto­ra yapan çok sayıda askere rastlanıyor. Bu popülariten siyasetçilerin de pay çı­karmak istediğine sık sık şahit olunuyor. Birçok siyasetçi asker geçmişinden ya da çocuklarının asker olmasından öv­güyle söz ediyor. Haksız da değiller. As­kerlerinin siyasetçilerden daha erdemli, daha doğrucu olduğunu düşünen çok Amerikan toplumunda. Bunun bir örne­ği geçenlerde yaşandı. Deniz piyadeleri­nin başındaki isim; James Conway, Başkan’ı eleştirdi, Obama’nın Afganistan’dan çekilme takvimini açık­layarak “düşmanı” cesaretlendirdiğini söyledi. Ancak benim dikkatimi asıl çeken bir başka sözüydü Conway’in. Viet­nam’dan sonra, Amerikan halkının savaş hakkındaki tavrının değiştiğini vurgula­dı. İnsanlar artık savaşa karşı çıkıp, o sa­vaşta rol alan askerleri destekleyebili­yorlardı. Dolayısıyla komutana göre, halkı Afganistan’daki savaşın kazanılabilir olduğuna ikna etmek için askerlere de görev düşüyordu. Çünkü onların sözü dinleniyordu. ABD’nin Irak ve Afganis­tan ile daha uzun bir süre meşgul olaca­ğı kesin. Zaten çekilme görüntüsü de da­ha çok iç tüketim için.

Ancak iki savaşın da sona ermekte olduğu bir gerçek ve bu savaşlarla bü­yük bir prestij sağlayan generallerin bundan 10 yıl sonra hangi statüde oldu­ğunu gerçekten merak ediyorum. Güç ve iktidar insanın kolay alıştığı şeyler zira. Bazıları barış ve huzur adına bun­lardan vazgeçmeye hazır olsa da.

MARK MARDELL, BBC RADYOSU

 

KAYNAK:
TURQUIE DIPLOMATIQUE, MART 2011, SAYI: 25

25
0
0
Yorum Yaz